BİZİMVEBSİTEMİZ

ARILARIN KIŞ BAKIMI

Arı şekeri denilen sert şekerler arıya kışın verilir. Arı bu şekeri yalar ve açlıktan ölmez. Kovan içi nem kışın fazla olduğundan sert olan şeker yüzeyi yumuşar arı kolayca yalar. Diğer arıların aksine bal arılarının keskin çeneleri yoktur. Kışın veya bahar aylarında kovan içi nem yüksek olduğundan nişasta içerem şeker veya lokumu kovana koymayın. Kovan içi küflenir. Hava soğuk olduğundan kovanı aktaramazsınız, arılarınız hastalanır.

Geçen sene kışa girerken arılara yemeleri için kovan içerisindeki peteklerden bal bırakılmıştı hatta kovanın birinden hiç bal alınmamıştı ( Yeni oğul oldukları için )
1 _Kışa girerken kovan içerisine yazmış olduğunuz arı şekerlerindende koymalımıyız yoksa bırakılan petek ballar yeterli olurmu ?
2 _Yada kışa girerken kış bakımı denilen bakımı nasıl yapmalıyız nelere dikkat etmeliyiz ?
3 _Kovandaki çıtalardan kaçtanesi arılar için yeterli olur ortalama olarak.


: Ben fazlaca bilmiyorum; hep yardım ederek ve gözlemleyerek bir şeyler kaptım. Babam gayet iyi biliyor; ben bir arıcı sayılmam sadece bazı konuları babamdan gördüm ve bunları size anlatabilirim. Çopur 09 daha iyi biliyor gibi geliyor. Lütfen yanlışım olursa düzeltin. Ayrıca iltifatlarınız için teşekkür ederim.

Kış Bakımı

Kışın arılara iki nedenle kek- şeker-şerbet veriliyor:

1) Kovanın bahara güçlü ( bol yumurtalı- kalabalık) olarak çıkabilmesi.

2) Her ihtimale karşı arıların açlıktan ölmemesi.

Her ikisinin de koyma zamanları var; ancak ben tam bilmiyorum. Bazı arıcılar: "Soğuk havada filanca şerbet arıyı ishal yapar." diyorlar. İyi araştırmak gerekiyor.

Ayrıca kışın kovanın üzeri gazete - köpük- battaniye gibi malzemelrle sarılıyor. Çünkü bizim burada kışın -27 dereceyi görmek mümkün. Örneğin bir Adana'da bu söylediğime gerek yoktur.

Yine mümkünse kovanların yerleri daha az rüzgar alacak şekilde değiştiriliyor. Bazı bölgelerimizde kış ve yaz rüzgarlarının yönleri ve kuvvetleri farklıdır. Yine kovanınız yayla gibi yükseltisi fazla bir yerdeyse daha az rakımı olan bir yere indirmeniz daha sağlıklı olacaktır.

Yine kovanınızın yarısında çıta yoksa; orası boşsa boş bölümü köpük gibi arılara zarar vermeyecek bir malzemeyle doldurarak kovanınızın arılar tarafından daha kolay ısıtılmasına yardımcı olabilirsiniz.

Kışın kovanınızın yerle teması konusuna dikkat edin. Kar- buz- yağmur ve soğuk rüzgarları asla unutmayın. Örneğin kovanın yağmur suları ve kara gömülmesini önlemek için altından rüzgar geçmeyecek şekilde priket vs malzeme kullanabilirsiniz. Babam priket üzerine köpük koyuyor.

Kovanda bırakılacak bal miktarı arı nüfusuna göre belirleniyor ki bu tıpkı bir gtar akord etmeye benziyor. Bunu yapabilmek sizin ustalaştığınızı gösteriyor. Genelde kovanlara dışarıdan- eksradan bal koymaya gerek kalmıyor. Şayet kovanınız çok zayıfsa ve kışı geçireceğine emin değilseniz bunu yapıyorsunuz. Ya da aşırı kalabalık bir kovan oğula gitme; kuralık vs nedenlerle bal yapamamışsa dışarıdan bal takviyesi gerekiyor. Genelde her arının bir hücrede kışı geçirdiği düşünülerek petek-çıta sayısı ayarlanıyor. İhtiyat olarak bir kaç çıta fazla koymanın bir zararı yoktur.

Şerbet -kek verme konusu başlı başına ayrı bir konu: kullanılan malzeme, kaynatma süresi, kovana kesinlikle sıcak koyulmaması gibi incelikleri var. Yine şerbet-kek verirken kovanın civarına dökmemeye dikkat edin; bu haşerelerin ve harami arıların dikkatini o kovana çekebilecek, belkide kovanınızın sönmesine neden olacaktır.

Bir kovanda en önemli bakım kapağı açtığınızda gözle yapılan muayene; ilk önce arı nüfusu kontrol edilir. Güneş batımına yakın veya yağmur yağacak gibi havalarda kovan içerisi kalabalıktır. Normal şartlarda tarlacı arıların dışarıda olduğu zamanda yapılan muayenede kovan nüfusu gözünüze az görüldüğünde veya kovanın önünde ölü arı yada normal dışı beyaz siyah karışımı birikintiler varsa çıtaları tek tek kontrol edin. Açık peteklerde günlük yumurtalar dağınık değil belli bir düzendemi atılmış. Ana arı normal hareketli mi, kapalı yavru gözleri belli bir düzende mi, Kapalı yavru gözleri dağınık ve düzensizse koyu kahverengi-siyaha çalar renktemi, üzerlerinde delik veya içe göçme var mı? Arıların üzerinde kahverengi nokta şeklinde varroa var mı?
Kısaca dikkat edilmesi gereken benim bilmediğim bir çok şey var bunlar zamanla öğrenilecek şeyler. Hiç unutmam ilk kovanların yanına gittiğimde korkudan kışlık yün eldivenleri giymiştim. Usta arıcı arkadaşımız fark etmemiş. Arıların gözünden ise kaçmamış. Erkek arıyı parmağımla gösterip usta bu ana arı mı diye sorduğumda eldivenin üzerinden onlarca arı ellerimi şişirmiş ve bana ilk dersi vermişti.
Ders: kovanın yanına kıllı giysilerle gelme; biz tüylü şeyleri sevmeyiz atalarımızdan öyle gördük olmuştu.
Arkadaşlar sağlıklı kovanın nüfusu fazladır. Eğer kovan nüfusu azalıyorsa bir sorun vardır.

Balda önemli olan ;

-Kovanın naturel olması,
-Arının balmumunu kendi yapması,
-Kimyasal hiç bir ilaç atılmaması (organik ilaçlar hariç)
-Arıya şekerli su- kek gibi destekleyici malzemeler verilmemesi.
-Kovanın bulunduğu yerin (en az 3km çaplı) her türlü kimyasal tehditten uzak olması,

İşte bu özelliklleri taşıyan bal organik baldır.
Organik balın Türkiye'deki adı ise karakovan balıdır.

Bu balı yiyen insanlar, bu Dünya'nın şanslı insanlarıdır.Sağlıklıdırlar.
sevgili deniz akvaryumu;
arılara ilkbaharda teşvik beslemesi olarak kek ve şeker şurubu (şerbet) verilmelidir. Arı kovanlarının çoğu zaman iki katdan oluşur. Birinci kat kulukkalık, ikinci kat ise ballık olarak literatüre geçmiştir. İlkbaharda ballık da bal bulunmaz. Boş çerveçeler, arı örüm yaptıkça verilir. Bu örüm esnasında şeker şurubunun verilmesinde zarar yoktur. Çünkü bu şurubu arı, yavruya yedirir ve kendi beslenmesinde kullanır. Ne zaman şurup verilmez derseniz: Örüm biter ve bal akımı başlar, o zaman şurup verme kesilir. Kabartılmış (yani örülmüş) petekler beyaz beyaz şişirilmeye başladığı an, bilin ki bal akımı başlamıştır.

arılara ilkbaharda teşvik beslemesi olarak kek ve şeker şurubu (şerbet) verilmelidir. Arı kovanlarının çoğu zaman iki katdan oluşur. Birinci kat kulukkalık, ikinci kat ise ballık olarak literatüre geçmiştir. İlkbaharda ballık da bal bulunmaz. Boş çerveçeler, arı örüm yaptıkça verilir. Bu örüm esnasında şeker şurubunun verilmesinde zarar yoktur. Çünkü bu şurubu arı, yavruya yedirir ve kendi beslenmesinde kullanır. Ne zaman şurup verilmez derseniz: Örüm biter ve bal akımı başlar, o zaman şurup verme kesilir. Kabartılmış (yani örülmüş) petekler beyaz beyaz şişirilmeye başladığı an, bilin ki bal akımı başlamıştır.

Bizim 2 kovan arımız var bahar'da havalar serinken 3_4 gün kadar şerbet verildi daha sonra da üzerine kat atıldı demek kat bunun için atılmış. Peki bu katlat daha sonra ayrılacakmı ? yoksa ikisi bir ara da seneye devam edeceklermi ? Benim bildiğim kadarıyla ayrılıp 4 kovan olarak yollarına devam edecekler. Ben bu arıcılığa hergecen gün biraz daha merak salıyorum herhalde emekli olunca kesin arıcılıkla uğraşırım.


SONBAHAR ÇALIŞMALARI

    Havaların soğumaya başlamasıyla birlikte artık arıları kış düzenine geçirme zamanı yaklaşmış demektir. Sonbaharda alacağımız basit önlemler arı kolonisinin kışı emniyetli bir şekilde geçirmesini sağlar. Sonbaharda güçlü olan bir arı ailesi ilkbahara da güçlü olarak çıkar.
 

Arazideki bal kaynaklarının kesilmesiyle birlikte ana arının yumurtlaması da yavaşlar. Bal hasadıyla birlikte nüfusu azalan arı kolonisi ballıktan kuluçkalığa iner. Sonbaharda yapılması gereken işler sırasıyla şunlardır:

a) Yiyecek durumunun kontrolü. Yaklaşık 15-20 kg balı olan bir kovan o kışı sönmeden geçirebilir, bu yüzden kışlık bal stoku eksik olan arılara muhakkak diğer kovanlardan aldığımız ballı çerçeveler verilmelidir. Eğer bal var ama henüz petekler sırlanmamışsa, arılara bal şerbeti vererek bu petekleri sırlamaları sağlanmalıdır. Çünkü sırlanmamış petek içindeki bal zamanla ekşir.

b) Arı miktarının kontrolü. Güçlü olan kovan kış şartlarına daha kolay dayanabileceğinden, arı sayısı çok az olan kovanlar birleştirilmelidir. Çok güçlü olmamakla birlikte arı sayısı çok olan kovanlara ise muhakkak teşvik şuruplaması yapılmalıdır. Verilen şurup sayesinde Anaarı yeniden yumurtlamaya başlar ve kovandaki arı sayısı artar. Ayrıca kovan nüfusu gençleştiği için ilkbahar mevsimine daha çok arı kalır. Normalde 7-8 çerçeve arısı olan kovan o kışı rahatlıkla geçirebilir. 5-6 çerçevesi olan kovanlar için teşvik şuruplaması muhakkak yapılmalıdır.

c) Ana arının kontrolü. Ana arının durumu muhakkak kontrol edilerek hastalıklı, yaşlı ya da bir şekilde sakat kalmış ana arılar muhakkak değiştirilmelidir. Bu mevsimde değiştirme imkanı yoksa bu tür kovanlar anası sağlam ama nüfusu az olan kovanlarla birleştirilmelidir. Anası kışın ölen koloni birliğini sağlayamaz ve dağılır.

d) Kovanın fiziki kontrolü. Kovan yapısı kontrol edilerek sonbahardaki şiddetli yağmurlara ya da kış şartlarına karşı oluşabilecek problemler çözülmelidir. Özellikle yağan şiddetli yağmurlar kovanın içine sızması durumunda rutubet ve küf yaparak arının sönmesine neden olur. Problemli olan kovanlar ve kovan kapakları sağlamlaştırılmalıdır. Ayrıca arılıkta kovanların kışı daha emniyetle geçirecekleri önlemler alınmalıdır.

e) Üst örtüsü kontrolü. Kovan üst örtüsünün kovan içindeki fazla rutubeti alacak şekilde olması gerekir. Bunun için petek çerçevelerinin üzerine bez örtülmesi önerilir. Bu bezin üzerine ise kağıt parçaları ve temiz ot demetleri konabilir. Naylon ve plastik şeyler koymak kesinlikle doğru değildir, çünkü bu tür malzemeler kovaniçinin rutubetlenmesine neden olur.

f) Kovan bölme tahtası. Eğer kovan içinde arıların işgal etmediği çerçeveler varsa bunları muhakkak almak gerekir. Daha sonra kovan iç hacmin daraltmak için çerçeveyle boşluk arasına bir bölme tahtası konur. Bölme tahtasının boş kalan tarafına ise ot, bez, kağıt gibi malzemelerden yastık yapılırsa iyi bir izolasyon sağlanmış olur ve arılara ısınmaları konusunda yardım etmiş olunur.

g) Fazla ballar. Kuluçkalıktaki fazla balları almak gerekir. Bir kovanın ortalama bal ihtiyacı 15 kg civarındadır. Yani yaklaşık 5-6 çerçevede balı olan arı kışı rahatlıkla geçirebilir. Bütün çerçeveleri bal ile dolu olan kovandaki arılar ısınma konusunda problemle karşılaşırlar.

h) Yağmacılığa karşı önlemler. Yine sonbahar ayları yağmacılık tehlikesinin olduğu aylardır. Yiyeceği yeterli olmayan arılar diğer kovanlara saldırabilir. Ya da arılık arazide kışlayan ama yeterli yiyeceği toplayamayan harami arıların baskınlarına uğrayabilir. Gerekli önlemleri almak gerekir.

ı) Zararlılara karşı önlemler. Kovanlardaki arı miktarı azaldığı için dışarıdan gelecek hastalık ya da diğer zararlılara karşı kovanın direnci azalır. Sonbahar aylarında buna da dikkat etmek gerekir, arıbiti, güve, sarıca arı gibi zararlıların saldırılarına karşı gerekli önlemleri almak gerekir.

KIŞLATMA ÇALIŞMALARI

Kış mevsimiyle birlikte artık arılıktaki faaliyetler sona erer. Arılar kış uykusu düzenine geçerler.

Arılar, kovan içi sıcaklığı 14 oC'a düştüğü zaman bir araya toplanarak kış salkımı oluştururlar. Salkımın merkezindeki sıcaklık 33 oC, dış yüzeyinde ise 6-8 oC olabilmektedir. Arılar bal yiyerek gerekli olan ısıyı üretirler ve ısı arttıkça salkımı genişletirler. Kışın herhangi bir sarsıntı ile kış salkımından düşen arılar tekrar salkıma çıkamaz ve ölürler. Kış salkımının bozulmaması için koloniler kış süresince ve soğuk dönemlerde kesinlikle rahatsız edilmemelidir.

Havaların iyice soğuyup arıların uçuşlarının kesildiği andan itibaren artık arılıkta kış şartlarıyla ilgili gerekli önlemleri almak gerekir.
Mevsim şartlarından etkilenmemeleri için kovanlar yanyana getirilerek üstleri örtülebilir. Fakat bu örtü kesinlikle kovanın havalanmasını engelleyecek şekilde olmamalıdır.

Eğer çevrede propolis kaynakları bolsa arılar giriş deliklerini kendileri daraltırlar. Ama bu yapılmamışsa bir çıta parçasıyla giriş deliğini daraltmak gerekir.

Kovan giriş deliğinin yönü sert ve soğuk esen rüzgarların aksi istikamette olmalıdır. Buna dikkat edilmezse arı kovan içindeki gerekli ısıyı sağlayamaz.

Kovanların yerden 40-50 cm yükseklikte sehpalar üzerine konması en doğru harekettir. Eğer kovanlar doğrudan toprak üzerindeyse, kış mevsimine girmeden önce bunların yer ile temasını kesmek gerekir.

Kovanın üzerine kar yağması herhangi bir probleme yol açmaz. Bilakis kovan soğuğa karşı daha iyi korunur. Ama özellikle çok kar yağdığı günlerde kovan giriş deliklerinin kontrol edilerek açılması gerekir.

Kışın dışarıda kar olup havanın da güneşli olduğu günlerde arı girişine havalandırmayı kesmeyecek şekilde bir tahta parçası koyarak, güneş ışıklarının kovan içine girmesi engellenmelidir. Çünkü böyle havalarda güneş ışıklarını gören arılar kovan dışına çıkmaya teşebbüs ederler. Fakat dışarısı karlı olduğu için uçamayıp telef olurlar. Arıların dışarı çıkması engellenemiyorsa kara konup ölmemeleri için arılığın önüne, kül, saman, ot gibi şeyler yayılmalıdır.
Eğer kışın arılarda gıda azlığı problemi çıkarsa güneşli bir günde şerbet yerine arı kekiyle beslemek gerekir. Şerbet kısa zamanda ekşiyeceğinden arıların ishal olmasına yol açar

Backgrounds From FreeGlitters.Com