BİZİMVEBSİTEMİZ

BAL ARILARININ HASTALIKLARI

 

BAL ARILARININ HASTALIKLARI


AMERİKAN YAVRU ÇÜRÜKLÜĞÜ
Bir bakteri tarafından meydana gelen,hem larf ve hem de pup devresinde tahribat yapan çok salgın bir hastalıktır.Kısa zamanda yayılarak kovanı sarar.Kovanda bir çöküntü,bir durgunluk hakim olur.Kovanda kokmuş et veya tutkal kokusu meydana getirir ki bu koku hasta olup ölen larflar tarafından yayılan kokudur.Hastalığın ilk devresinde açık kahverengi olan kurtçuklar koyulaşır ve gözün dibine yapışkan bir pelte olarak yığılır.Daha sonra kuruyarak arılar tarafın dan temizlenmez bir hal alır.Hasta gözdeki larvaya batırılan bir çöp çekildiğinde iplik gibi uzama görülür. Petekler inceldiği zaman açık ve kapalı gözlerin karışık olarak bulunduğu ve kapalı gözlerin üstünde çöküntüler gözükür.Ayrıca kapalı gözlerin üzerinde parçalanma ,delinme halleri görülür.Hastalık fark edildiği anda yayılmayı önlemek için hasta kovanlar tedaviye alınmalı ve sağlam kovanlara koruyucu olarak Terramyein , Stroptomycin veya Sulfathiazole verilmelidir.

AVRUPA YAVRU ÇÜRÜKLÜĞÜ
Hastalık sadece larf devresinde kendini gösterir.Tahribatı Amerikan Yavru çürüklüğünden az olmakla beraber tehlikeli ve salgın bir hastalıktır.Hastalığın ileri devrelerinde larflar siyah renge dönüşür. Larf ölülerin kokusu ,kokuşmuş ve ekşimiş et kokusundadır. Larflar yapışkan olmadığından çöp batırınca uzamaz.Hastalık bilhassa zayıf ve kötü kışlatılmış kovanlarda görülür.Bu nedenle kovanı kuvvetli bulundurmak,hasta gömeçleri almak ve hatta ana arıyı iki hafta yumurtlamaktan alıkoymak koruyucu tedbirlerin başında gelir.
Tedavi için:: Apımycın ilacı kullanılır.

ADİ YAVRU ÇÜRÜKLÜK

Hastalık mikrobik olmadığından bulaşıcı ve tahripkar değildir.İlk ve sonbaharda havanın ani değişmesiyle meydana gelir.Havanın aniden soğuduğunu gören arılar kendilerini üşütmemek için bir araya toplayarak kenarlardaki yavruları ihmal ederler,dolayısıyla yavruların üstü basılmadığı,arılarla ısıtılmadığı için soğuktan ölmeler meydana gelir.Ayrıca nektar ve polen kaynağının kuruması nedeniyle açlık çekilmemesi için fazla görülen larfların atılmasıyla da kendini gösterebilir.Yine aniden bastıran sıcaklarda kovanın yeterince havalanmaması yavru ölümlerine sebep olur.Hastalıktan korunmak için kovanda fazla veya eksik çerçeve bulundurulmamalıdır.Gerektiğinde yemlenmeli ve ani hava değişimlerinde uçma delikleri daraltılıp,genişletilmelidir.

DİZANTERİ (ADİ İSHAL)
Hastalık genellikle kışın,bazen sonbahar sonu,ilkbahar başlangıcı veya çok yağışlı yaz günlerinde bile görülebilir.Mikrobik olmayıp hazım bozukluğundan ileri gelir.Hasta arı koyu sarı,sulu,yapışkan ve fena kokulu bir pisliği kovanın rasgele yerlerine çıkarılarak bulaştırır.
Hastalığın meydana geliş sebepleri: Arının kışa az balla girip çok çiçek tozu yemesi.Kışın arının fazla rahatsız edilip fazla bal yemesi.Pekmez,üzüm gibi çabuk bozulan yiyeceklerle beslenmesi.Sonbahardan kışa girerken sırlanmamış,serpinti balların arıya yiyecek olarak bırakılması.Şurup lamayı geç ve su oranı fazla olarak,aynı zamanda ekşimiş olarak verilmesi ,ishali meydana getiren sebepler olarak sayılabilir.Dikkat edilir bu sebeplere meydan verilmezse ishale pek rastlanmaz
Tedavisi:Şurup suyu kaynatılırken,suya kurutulmuş nane koymak,şuruba az miktarda alkol koymak gibi işlemler yapılır,fakat taze limonlar alınarak ortadan yemeğe sıkılacakmış gibi kesilir,suyu akmayacak şekilde dik tutularak çatalla su tulumcukları patlatılır ve içine bir avuç toz şeker koyup emdirilirse ve ishalli kovanlara bunlardan üçer parça vermek suretiyle yedirilirse ishali daha fazla yayılmadan durdurur.Yalnız bu işlem üç gün tekrar edilmelidir.

NOSEMA (BULAŞICI İSHAL)
Apis denilen tek hücreli bir parazitin meydana getirdiği bulaşıcı ve tehlikeli bir hastalıktır.Parazitin sporları rüzgar,su,çiçek,vs. gibi muhtelif yollarla arı midesine girer ve epitel hücrelerinde çoğalır.Arının gıdasına ortak olduğu gibi salgıladığı zehirli salgılarla arıyı öldürür.Hasta,arıda bazen ishal ve bazen de kabızlık görülür.Bundan başka zayıflık titreme ,kısa uçuşlar,paket halinde ölümler yağlı bir görünüş .arz etmeleri ,karınlarının şişkinliği hep nosema belirtileridir.
Pratik teşhisi ;Sağlam arı midesi suda ezilip kaynatılırsa,suyun rengi yeşil,sarı veya esmer renkli olursa sağlam arı demektir.Hasta arının midesi ise sporların çokluğu dolayısıyla süt gibi beyaz olur.Hastalığın yayılmasında kışın arıyı üşütme etkin olur.Tedavisi güçtür.Tedavi için ve koruyucu olarak Fumıdıl -B (1 Litre şuruba 1 kaşık) .ilacı verilir. Nosemalı bir kovan 35-37 derecede 10 gün tutulursa hastalık geçmektedir .Isının hastalığı yapan sporlar üzerine etkisi büyüktür.

MAYIS HASTALIĞI
Daha ziyade Mayıs ayında ve genç arılarda görülen mayıs hastalığı ,yavrulara süt yetiştirmek için çiçek tozundan fazla miktarda ve bu arada küflü olanlarını da yiyen geç arılara zarar verir ve onları öldürür.Bazı arıcılar,mevcut petekleri kovanlara vererek temizlemek isterler ki bunların gözlerinde bulunan küflenmiş çiçek tozları bu hastalığın baş göstermesinde mühim bir rol oynar.
Mayıs hastalığına tutulan arılar,kovanın etrafında bir şey arıyormuş gibi uçuşur,bir müddet sonra düşer,kalkmak ister fakat muvaffak olamazlar.Kantları titrer,karınları fala şişkin görünür ve içerisi çiçektozları ile doludur.Arılardan bir kısmı uçma deliği önünde bir kısmı da daha uzaklarda ölü olarak bulunur.Mayıs hastalığı bilhassa genç arılarda ölüme sebep olduğundan gerekli tedbirler zamanında alınmazsa kovan kısa zamanda kuvvetten düşer,bazen tamamıyla söner.
Arıları bu hastalıktan korumak için en iyi çare onlara küflü çiçek tozu yedirmemeye elden geldiği kadar dikkat etmektir.Havasız kovanlarda rutubet,mevcut çiçek tozlarının küflenmemesine sebep olduğundan,böyle kovanlarda da mayıs hastalığı sık,sık görülebilir.Onun için,mevsim müsait olur olmaz kovanları havalandırma işi ihmal edilmemelidir.
Küflü petek görülür görülmez,bunların hemen kovandan uzaklaştırmak,mayıs ayında arılara muntazam ılık su vermek,bu mevsimde arı suluklarına,bir litre suya yarım çay kaşığı tuz ilave etmek ve hastalık görünmüşse arılara birkaç gün ballı su veya şerbet vermek,bunun içerisine de bir litreye 2 adat Aspirin katmak çok faydalıdır.

KİREÇ HASTALIĞI
Mantar' i bir hastalıktır.22-30 derecede ve nemli yerlerde süratle çoğalabilmek eğilimindedir.Bu mantarlar önce petek gözlerine,sonra larflara sirayet ederek larfları öldürürler.Erkek arı gözlerini çok tahrip eder.Ölen larf beyazlaşarak büzülür ve kireç şeklinde sertleşir.Başlangıçta beyaz olan misiller daha sonra koyulaşarak petekleri siyahlaştırırlar.Nemli yerlere kovanları koymak,sehpa üzerine koymak iyidir.Hastalığa yakalanan kovanlar sodalı su ile yıkanıp petekler alınmalıdır.
Tedavisi için piyasada Arı Farma firmasının ürettiği Kirecidin ilacı bulunmaktadır.

TAŞ HASTALIĞI
Bu da bir mantar tarafından meydana gelir.Yeşil küf şeklindedir. Larfların iç organlarına (sindirim sistemine) tesir ederek salgıladığı zehirle larvayı öldürür.Hastalık balada geçer ve yiyenlerde ağrılar yapar.Kovanlar sodalı su ile iyice yıkanmalı ve petekler yakılmalıdır.

PARATİFO
Hastalığı bir bakteri yapar.Bu bakteri arının bağırsaklarında her zaman mevcuttur.Vücudun direnci kırıldığı anda hemen çoğalarak hastalığı meydana getirir.Arıda zayıflık,uçmama ve ishal ile gelen ölümler görülür.İlkbaharda havaların iyileşmesiyle birlikte ortadan kaybolur.İyi kışlatma ve iyi bakım hastalığı engel olur.

MOR ÇÜRÜKLÜK
Bazı bitkiler zehirli nektar veya polen ihtiva ederler.Bunlarla beslenen larflar zehirlenerek ölür.Renkleri mavi,mor duruma gelir.Bilhassa mayıs ve Haziranda görülür.Bu bitkilerin çiçeklerinin periyodu geçince hastalıkta geçer.En iyisi de belirtiler görüldüğü anda arıları o mıntıkadan uzaklaştırmaktır.

SEPTİSEMİ
Hastalığı yapan tek hücreli bakteridir.Bakteri nemli yerlerde ve pis sularda bulunur.Bulaşma teneffüs yoluyla olup,oradan kana geçer ve çoğalır.İfraz ettiği zehir nedeniyle arı sütü gibi beyaz bir renk alır,kokar ve çürür.Ele alındığında tutulan yerden kopar ve dağılır.Hastalıktan korunmak için arıyı güneş ışığı alan ve pis sulardan uzak yerlerde tutmak gerekir.

KARALIK
Sebebi belli değildir.Yaşlı arılarda tüy dökülmesi ve renklerin siyaha dönüşümü ile dikkati çeker.Yeni ölen arılar ağır bir koku meydana getirirler.İlkbaharda mevsim normale dönünce hastalık kaybolur.Tahribatı yaşlı arılarda olduğundan pek önemli sayılmaz.

PARALİZ
Hastalık porselen süzgecinden bile geçebilen çok küçük bir virüs tarafından meydana gelir.Bilhassa ilkbaharda görülür.Hasta arı zayıf ve tüysüz olup,kovandan dışarıya kendini sürüyerek atmaya çalışır.His duyguları körelmiştir.Dokunulduğunda hafif bir hareket meydana gelir.Hastalanan arı ölmeye mahkumdur.İlaçla tedavisi yoktur.

AMIBİASE
Hastalığı bir amip yapar.Arının malpigi borularına yerleşip çoğalır.Kendi zararından başka pis kokulu bir ishal meydana getirir.Hastalık daha ziyade değişik yemlerle besleme ,kötü kışlatma ve durgun sulardan bulaşır.Tedavi yerine hastalığı meydana getiren unsurlara dikkat etmek gerekir

AKARİYOZ (UYUZ)
Arıların nefes borularına yerleşerek kan emen bir parazit(acar pis) solunumu güçleştirerek arıyı öldürür.Parazitin yerleştiği. Traheler sertleşir ve içinde parazitin artık maddeleri toplanarak elastikiyetini kaybeder,iş yapamaz bir duruma gelir.Arıda titreme,ürperme ve kısmi felç meydana geldiğinden arı uçamaz.

Belirtileri no semaya benzediğinden kesin teşhis mikroskopla yapılır.Bulaşıcı olduğundan kovanı söndürebilir.Daha ziyade kışın ,ilkbahar aylarında görülür.Zira yazın işçi arılar azami iki ay yaşadıklarından bu müddet hastalık sporlarının olgun hale gelmeleri için yeterli değildir.
  | BAŞA DÖN |


Birinci sebep anaların üç ve daha fazla yaşlı olmalarıdır.
2003 yılında arı kolonilerinin % 90 lık gibi bir kısmı oğul vermek suretiyle tabii yoldan ana değişimi yaptı. Bu kadar çok oğul olan 2003 kışında arı zayiatı çok düşük olmuştur. 2003 kışında ölümlerse son çıkan oğullar ile anaç ( oğul veren)  kovanların bakımsız ve balsız kalmaları yoluyla olmuştur.
2004 Yılı Çankırı bölgesinde arıcılık için bana göre harika bir yıl olmuştur. Genç ve taze analar ile koloniler çok az oğul vermiş, bol bal olmuştur.
2005 Yılı ise tam bir bal yılı olmuş anaların geneli 2 yaşında olduklarından oğul çıkması az olmuş. Halk tabiriyle  bu senede bal senesi olmuştur..Bu arada bakımı yapılmayan kat atılması geciken kolonilerden çok az miktarda oğul çıkışı olmuştur. Baharda ise arı ölümleri çok az ya da hiç olmamıştır.
2006 yılı ise ipin koptuğu yıl olmuştur. Nisan ayının sonuna kadar her şey mükemmel iken, Nisanın son haftasında meydana gelen don olayı tüm bitki ve ağaçları, çiçeklenmenin ve gelişmenin en yoğun olduğu zaman vurmuştur. Mayısın ilk haftası da soğuk gitmiştir. Sonrasında gelen sıcaklar sebebiyle otlar yeterince gelişemeden kurumuş veya çok cılız kalmıştır.  Yeterince nektar ve polenin gelmeyişi arılarda mayısın sonuna doğru kolonilerin erkek arıları imha ettirecek düzeye gelmiştir.
Bu namüsait şartlar altında kolonilerce de ana değişimi olmamış ve Arıcılarımızda işi oluruna bırakması sonucu 3 ve daha yaşlı analarla kışa girilmiştir.
İkinci sebep bana göre melezlenmedir.
Çankırı ili İç Anadolu ile Karadeniz bölgesi arasında bir geçit bölgesidir. İlimizin güney kısmında bozkır (Step) kuzeyinde ise Karadeniz iklime yakın bir ilklim tipi görülmektedir. Bu iklim tipine adapte olmuş arılarımızın gezginci arıcılarında çok yoğun bir biçimde gelmeleri, yerli arıcılarımızınsa kendi çaba ve değişik vasıtalarla getirilen ana arılar ve sonucunda yerli ırk arılarımız tamamen ortadan kalkmış veya melezlenmeler sonucu ne olduğu belirsiz arılar olmuştur.
Bunun sonucu bölgemizdeki arı kolonilerinin tamamına yakını iklimsel değişikliklerden daha fazla etkilenerek bölgeye adapte olamamış, buda ölümlerin ikinci derece sebebi olmuştur. 
Üçünce Sebep ise arı hastalık ve zararlılarıdır.
Arıcılarımız ruhsatlı ve ruhsatsız ilaçları bilinçsizce yüksek dozlarda ve gereksiz yere defalarca kullanmışlardır. Bunun sonucunda hastalık ve zararlılar bu ilaçlara dayanıklı hale gelmiştir. Bu yüzden daha sonra yapılan ilaçlamalar hastalık ve zararlıların etkilerini önleyememiştir.Kullanılan yüksek dozdaki ilaçların balda kalıntı bırakma riski olması olayın diğer yüzüdür. 
Dördüncü sebep ise eğitimsizlik
Çankırı ili arıcılarımız yakın zamana kadar arıcılık konusunda fazla bir eğitim almamışlardır. Düzenlenen birkaç kurs ve seminer ötesinde çalışma yapılmamıştır. Bunun sonucu olarak ta gelişmeler sadece arkadaş ve dost çevresinden duyduklarından öte gidememiştir.Yakın zamanda kurulan Çankırı Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Sayın Hulusi TAŞ ve Teknisyen Bilal BAĞDAT’ ın girişimleri sonucunda arıcılarımıza AB destekli arıcılık kursları düzenlenmeye başlamıştır. Sonuçları ise ileride meyvesini verecektir. Kendilerine tüm arıcılar adına TEŞEKKÜR ederim.
 Beşinci sebep maddi imkânsızlıklar
Arıcılarımız kötü bir sezonun arkasından arılarını sonbaharda yeterli şekilde bakım ve besleme yapamamışlar.Arılarımız için gerekli olan ilkbaharda ve sonbaharda kullanılacak şekerin kovan sayıları göz önünde bulundurularak birlikler vasıtasıyla ucuza temin edilmesi gerekir.
Altıncı sebep arıcılarımızın sabit arıcılık yapmaları
Arıcılarımız tek bir yerde arılarını hiç gezdirmeden veya bir sefer yer değiştirerek arıcılık yapmaktadırlar.Bunun yerine en az iki veya üç kez yer değişimi yapmaları sağlanmalıdır. Çiftçilerimize arıların ürün verimini artırdığı anlatılmalı bu yönde çalışmalar yapılmalıdır.Özellikle köyünde kendinden başka arıcı istemeyen arıcılar eğitilmelidir.Gezginci arıcılarında bir yere yığılmalarının önüne geçilmelidir. Her bölgeye belli bir miktar arıdan fazla arı konulmamalıdır. Arılıklar arasında belli mesafe ler bırakılmalıdır. Bu şekilde sabit arıcılık yapanlar mağdur edilmemiş olacaktır.

BAL ARILARININ HASTALIKLARI


AMERİKAN YAVRU ÇÜRÜKLÜĞÜ
Bir bakteri tarafından meydana gelen,hem larf ve hem de pup devresinde tahribat yapan çok salgın bir hastalıktır.Kısa zamanda yayılarak kovanı sarar.Kovanda bir çöküntü,bir durgunluk hakim olur.Kovanda kokmuş et veya tutkal kokusu meydana getirir ki bu koku hasta olup ölen larflar tarafından yayılan kokudur.Hastalığın ilk devresinde açık kahverengi olan kurtçuklar koyulaşır ve gözün dibine yapışkan bir pelte olarak yığılır.Daha sonra kuruyarak arılar tarafın dan temizlenmez bir hal alır.Hasta gözdeki larvaya batırılan bir çöp çekildiğinde iplik gibi uzama görülür. Petekler inceldiği zaman açık ve kapalı gözlerin karışık olarak bulunduğu ve kapalı gözlerin üstünde çöküntüler gözükür.Ayrıca kapalı gözlerin üzerinde parçalanma ,delinme halleri görülür.Hastalık fark edildiği anda yayılmayı önlemek için hasta kovanlar tedaviye alınmalı ve sağlam kovanlara koruyucu olarak Terramyein , Stroptomycin veya Sulfathiazole verilmelidir.

AVRUPA YAVRU ÇÜRÜKLÜĞÜ
Hastalık sadece larf devresinde kendini gösterir.Tahribatı Amerikan Yavru çürüklüğünden az olmakla beraber tehlikeli ve salgın bir hastalıktır.Hastalığın ileri devrelerinde larflar siyah renge dönüşür. Larf ölülerin kokusu ,kokuşmuş ve ekşimiş et kokusundadır. Larflar yapışkan olmadığından çöp batırınca uzamaz.Hastalık bilhassa zayıf ve kötü kışlatılmış kovanlarda görülür.Bu nedenle kovanı kuvvetli bulundurmak,hasta gömeçleri almak ve hatta ana arıyı iki hafta yumurtlamaktan alıkoymak koruyucu tedbirlerin başında gelir.
Tedavi için:: Apımycın ilacı kullanılır.

ADİ YAVRU ÇÜRÜKLÜK

Hastalık mikrobik olmadığından bulaşıcı ve tahripkar değildir.İlk ve sonbaharda havanın ani değişmesiyle meydana gelir.Havanın aniden soğuduğunu gören arılar kendilerini üşütmemek için bir araya toplayarak kenarlardaki yavruları ihmal ederler,dolayısıyla yavruların üstü basılmadığı,arılarla ısıtılmadığı için soğuktan ölmeler meydana gelir.Ayrıca nektar ve polen kaynağının kuruması nedeniyle açlık çekilmemesi için fazla görülen larfların atılmasıyla da kendini gösterebilir.Yine aniden bastıran sıcaklarda kovanın yeterince havalanmaması yavru ölümlerine sebep olur.Hastalıktan korunmak için kovanda fazla veya eksik çerçeve bulundurulmamalıdır.Gerektiğinde yemlenmeli ve ani hava değişimlerinde uçma delikleri daraltılıp,genişletilmelidir.

DİZANTERİ (ADİ İSHAL)
Hastalık genellikle kışın,bazen sonbahar sonu,ilkbahar başlangıcı veya çok yağışlı yaz günlerinde bile görülebilir.Mikrobik olmayıp hazım bozukluğundan ileri gelir.Hasta arı koyu sarı,sulu,yapışkan ve fena kokulu bir pisliği kovanın rasgele yerlerine çıkarılarak bulaştırır.
Hastalığın meydana geliş sebepleri: Arının kışa az balla girip çok çiçek tozu yemesi.Kışın arının fazla rahatsız edilip fazla bal yemesi.Pekmez,üzüm gibi çabuk bozulan yiyeceklerle beslenmesi.Sonbahardan kışa girerken sırlanmamış,serpinti balların arıya yiyecek olarak bırakılması.Şurup lamayı geç ve su oranı fazla olarak,aynı zamanda ekşimiş olarak verilmesi ,ishali meydana getiren sebepler olarak sayılabilir.Dikkat edilir bu sebeplere meydan verilmezse ishale pek rastlanmaz
Tedavisi:Şurup suyu kaynatılırken,suya kurutulmuş nane koymak,şuruba az miktarda alkol koymak gibi işlemler yapılır,fakat taze limonlar alınarak ortadan yemeğe sıkılacakmış gibi kesilir,suyu akmayacak şekilde dik tutularak çatalla su tulumcukları patlatılır ve içine bir avuç toz şeker koyup emdirilirse ve ishalli kovanlara bunlardan üçer parça vermek suretiyle yedirilirse ishali daha fazla yayılmadan durdurur.Yalnız bu işlem üç gün tekrar edilmelidir.

NOSEMA (BULAŞICI İSHAL)
Apis denilen tek hücreli bir parazitin meydana getirdiği bulaşıcı ve tehlikeli bir hastalıktır.Parazitin sporları rüzgar,su,çiçek,vs. gibi muhtelif yollarla arı midesine girer ve epitel hücrelerinde çoğalır.Arının gıdasına ortak olduğu gibi salgıladığı zehirli salgılarla arıyı öldürür.Hasta,arıda bazen ishal ve bazen de kabızlık görülür.Bundan başka zayıflık titreme ,kısa uçuşlar,paket halinde ölümler yağlı bir görünüş .arz etmeleri ,karınlarının şişkinliği hep nosema belirtileridir.
Pratik teşhisi ;Sağlam arı midesi suda ezilip kaynatılırsa,suyun rengi yeşil,sarı veya esmer renkli olursa sağlam arı demektir.Hasta arının midesi ise sporların çokluğu dolayısıyla süt gibi beyaz olur.Hastalığın yayılmasında kışın arıyı üşütme etkin olur.Tedavisi güçtür.Tedavi için ve koruyucu olarak Fumıdıl -B (1 Litre şuruba 1 kaşık) .ilacı verilir. Nosemalı bir kovan 35-37 derecede 10 gün tutulursa hastalık geçmektedir .Isının hastalığı yapan sporlar üzerine etkisi büyüktür.

MAYIS HASTALIĞI
Daha ziyade Mayıs ayında ve genç arılarda görülen mayıs hastalığı ,yavrulara süt yetiştirmek için çiçek tozundan fazla miktarda ve bu arada küflü olanlarını da yiyen geç arılara zarar verir ve onları öldürür.Bazı arıcılar,mevcut petekleri kovanlara vererek temizlemek isterler ki bunların gözlerinde bulunan küflenmiş çiçek tozları bu hastalığın baş göstermesinde mühim bir rol oynar.
Mayıs hastalığına tutulan arılar,kovanın etrafında bir şey arıyormuş gibi uçuşur,bir müddet sonra düşer,kalkmak ister fakat muvaffak olamazlar.Kantları titrer,karınları fala şişkin görünür ve içerisi çiçektozları ile doludur.Arılardan bir kısmı uçma deliği önünde bir kısmı da daha uzaklarda ölü olarak bulunur.Mayıs hastalığı bilhassa genç arılarda ölüme sebep olduğundan gerekli tedbirler zamanında alınmazsa kovan kısa zamanda kuvvetten düşer,bazen tamamıyla söner.
Arıları bu hastalıktan korumak için en iyi çare onlara küflü çiçek tozu yedirmemeye elden geldiği kadar dikkat etmektir.Havasız kovanlarda rutubet,mevcut çiçek tozlarının küflenmemesine sebep olduğundan,böyle kovanlarda da mayıs hastalığı sık,sık görülebilir.Onun için,mevsim müsait olur olmaz kovanları havalandırma işi ihmal edilmemelidir.
Küflü petek görülür görülmez,bunların hemen kovandan uzaklaştırmak,mayıs ayında arılara muntazam ılık su vermek,bu mevsimde arı suluklarına,bir litre suya yarım çay kaşığı tuz ilave etmek ve hastalık görünmüşse arılara birkaç gün ballı su veya şerbet vermek,bunun içerisine de bir litreye 2 adat Aspirin katmak çok faydalıdır.

KİREÇ HASTALIĞI
Mantar' i bir hastalıktır.22-30 derecede ve nemli yerlerde süratle çoğalabilmek eğilimindedir.Bu mantarlar önce petek gözlerine,sonra larflara sirayet ederek larfları öldürürler.Erkek arı gözlerini çok tahrip eder.Ölen larf beyazlaşarak büzülür ve kireç şeklinde sertleşir.Başlangıçta beyaz olan misiller daha sonra koyulaşarak petekleri siyahlaştırırlar.Nemli yerlere kovanları koymak,sehpa üzerine koymak iyidir.Hastalığa yakalanan kovanlar sodalı su ile yıkanıp petekler alınmalıdır.
Tedavisi için piyasada Arı Farma firmasının ürettiği Kirecidin ilacı bulunmaktadır.

TAŞ HASTALIĞI
Bu da bir mantar tarafından meydana gelir.Yeşil küf şeklindedir. Larfların iç organlarına (sindirim sistemine) tesir ederek salgıladığı zehirle larvayı öldürür.Hastalık balada geçer ve yiyenlerde ağrılar yapar.Kovanlar sodalı su ile iyice yıkanmalı ve petekler yakılmalıdır.

PARATİFO
Hastalığı bir bakteri yapar.Bu bakteri arının bağırsaklarında her zaman mevcuttur.Vücudun direnci kırıldığı anda hemen çoğalarak hastalığı meydana getirir.Arıda zayıflık,uçmama ve ishal ile gelen ölümler görülür.İlkbaharda havaların iyileşmesiyle birlikte ortadan kaybolur.İyi kışlatma ve iyi bakım hastalığı engel olur.

MOR ÇÜRÜKLÜK
Bazı bitkiler zehirli nektar veya polen ihtiva ederler.Bunlarla beslenen larflar zehirlenerek ölür.Renkleri mavi,mor duruma gelir.Bilhassa mayıs ve Haziranda görülür.Bu bitkilerin çiçeklerinin periyodu geçince hastalıkta geçer.En iyisi de belirtiler görüldüğü anda arıları o mıntıkadan uzaklaştırmaktır.

SEPTİSEMİ
Hastalığı yapan tek hücreli bakteridir.Bakteri nemli yerlerde ve pis sularda bulunur.Bulaşma teneffüs yoluyla olup,oradan kana geçer ve çoğalır.İfraz ettiği zehir nedeniyle arı sütü gibi beyaz bir renk alır,kokar ve çürür.Ele alındığında tutulan yerden kopar ve dağılır.Hastalıktan korunmak için arıyı güneş ışığı alan ve pis sulardan uzak yerlerde tutmak gerekir.

KARALIK
Sebebi belli değildir.Yaşlı arılarda tüy dökülmesi ve renklerin siyaha dönüşümü ile dikkati çeker.Yeni ölen arılar ağır bir koku meydana getirirler.İlkbaharda mevsim normale dönünce hastalık kaybolur.Tahribatı yaşlı arılarda olduğundan pek önemli sayılmaz.

PARALİZ
Hastalık porselen süzgecinden bile geçebilen çok küçük bir virüs tarafından meydana gelir.Bilhassa ilkbaharda görülür.Hasta arı zayıf ve tüysüz olup,kovandan dışarıya kendini sürüyerek atmaya çalışır.His duyguları körelmiştir.Dokunulduğunda hafif bir hareket meydana gelir.Hastalanan arı ölmeye mahkumdur.İlaçla tedavisi yoktur.

AMIBİASE
Hastalığı bir amip yapar.Arının malpigi borularına yerleşip çoğalır.Kendi zararından başka pis kokulu bir ishal meydana getirir.Hastalık daha ziyade değişik yemlerle besleme ,kötü kışlatma ve durgun sulardan bulaşır.Tedavi yerine hastalığı meydana getiren unsurlara dikkat etmek gerekir

AKARİYOZ (UYUZ)
Arıların nefes borularına yerleşerek kan emen bir parazit(acar pis) solunumu güçleştirerek arıyı öldürür.Parazitin yerleştiği. Traheler sertleşir ve içinde parazitin artık maddeleri toplanarak elastikiyetini kaybeder,iş yapamaz bir duruma gelir.Arıda titreme,ürperme ve kısmi felç meydana geldiğinden arı uçamaz.

Belirtileri no semaya benzediğinden kesin teşhis mikroskopla yapılır.Bulaşıcı olduğundan kovanı söndürebilir.Daha ziyade kışın ,ilkbahar aylarında görülür.Zira yazın işçi arılar azami iki ay yaşadıklarından bu müddet hastalık sporlarının olgun hale gelmeleri için yeterli değildir.